Tüm yenidoğanlarda beslenme yaşamın devam ettirilmesi için ilk sağlanması gereken fonksiyonlardan birisidir. Normal yenidoğan bebeklerde beslenme sırasında emme, yutkunma ve nefes alma mekanizmaları refleks olarak koordine olur. Emme ve nefes alma bir arada yapılabilirken yutkunma esnasında nefes almaya kısa bir süre ara verilir. Ayrıca yenidoğan bebekler yaşamın ilk dönemlerinde ağızdan değil burundan solunum yaparlar.

Emme (ağız içinde negatif basınç oluşturma) ve yutma, koordineli şekilde birbiri ardı sıra yapılan fonksiyonlar olsalar da bu işlemler için farklı kas grupları kullanılır. Damak dudak ayrıklı bebeklerin büyük bir çoğunluğunda yutma fonksiyon ile ilgili bir problem yoktur. Yani anne sütü (veya mama) bebeğin ağzına konulduğunda yarık damak dudaklı bebekler bunu yarığı olmayan bebekler gibi yutabilirler.

Yarık damak dudaklı bebeklerde emme için gerekli ağız içinde negatif basınç oluşturma yetersizliği çoğu zaman annenin emzirme esnasında memesini dayayarak veya parmağı ile yarığı tıkaması ile aşılabilmektedir. Damak yarığı olan bebeklerde uygulanan damak obturatörleri (damaklıklar) veya büyük biberon başlığı kullanılması da damaktaki deliği tıkayarak bebeğin emmesini kolaylaştırabilir. Annesinin memesinden ememeyen çok küçük bir kısım bebekte ise özel biberonlar kullanılabileceği gibi çanak ya da kaşık ile beslemek de bir seçenek olabilir. Şırınga ile bebeğin ağzına azar azar miktarlarda anne sütü veya mama verilmesi de kullanılabilecek bir yöntemdir. Bu seçeneklerin hangisinin bebek için daha uygun olduğu ve nasıl uygulancağı yarık damak dudak ekibinde yer alan tecrübeli bir hemşirenin yardımı ile anneye öğretilip birden çok yöntem bir arada da kullanılabilir. Bu beslenme eğitimleri esnasında beslenme sonrası negatif basınçlı nazal pompalar veya aspiratörler ile burun boşluğunun nasıl temizleneceği de izah edilir

Tüm bu beslenme yöntemlerinin ortak paydası yarık damak dudaklı bebeği olabildiğince tüp ile beslemeden uzak tutarak aspirasyon (yiyeceklerin akciğere kaçması) riskini minimale indirmektir. Direkt mideye verilen sıvı gıdalar midenin kapasitesinden fala olur ise bebek yatırıldığında yemek borusuna geri dolarak boğaza gelip oradan da akciğere kaçacaktır. Ayrıca burundan konulan tüpler yenidoğan döneminde burun solunumu yapan bebeklerin nefes almasını da zorlaştırmaktadır. Uzun süre burunda veya boğazda tutulan tüpler burun ve ağız mukozasını tahriş ederek yaraların oluşmasına sebep olmaktadır. Solunum sıkıntısı, kas güçsüzlüğü, kalp sorunları, gastrointestinal anormaliler gibi sorunların da olduğu yarık damak dudaklı bebeklerde hiçbir şekilde ağızdan besleme yapılamıyorsa nazogastrik tüp ile uzun süre besleme yapılması yerine olabildiğince kısa zamanda direkt mideden besleme (gastrostomi) seçeneği gündeme getirilmelidir.

Ağızdan beslenme konuşma ve dil gelişimi için de önemlidir. Emme ile gelişen ve dengeli çalışmayı öğrenen ağız ve yüz bölgesindeki yumuşak dokular (kaslar, mukoza vs.) konuşma sürecindeki doğru seslerin çıkartılabilmesi için de hazırlanmış olacağından konuşma ve dil gelişimi oral beslenen bebeklerde daha hızlı olur.

Yarık damak dudaklı bebekleriniz ile daha mutlu ve sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Halil İbrahim CANTER
Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
www.ibrahimcanter.com
youtube.com/ibrahimcanter
instagram.com/dribrahimcanter
facebook.com/dribrahimcanter
twitter.com/dribrahimcanter
bilgi@ibrahimcanter.com

Instagram
Twitter
Facebook
YouTube